3 Aralık Dünya Engelliler Günü; engelli vatandaşlarımızın ve eğitim çalışanlarımızın yaşadığı sorunların görünür kılınması, çözüm yollarının güçlendirilmesi ve toplumumuzda farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Son yıllarda merkezi sınavlar aracılığıyla kamuda engelli personel istihdamının artması sevindirici bir gelişmedir. Ancak özellikle engelli eğitim çalışanlarının işe alım, görev yeri belirleme ve çalışma koşullarında engel durumlarının titizlikle dikkate alınması gerekmektedir. Mevzuatta açık hükümler bulunmasına rağmen zaman zaman engel oranlarıyla bağdaşmayan görevlerin verildiğine dair bildirimler sendikamıza ulaşmaktadır.
Bu tür durumlarla karşılaşan tüm engelli eğitim çalışanlarına çağrımız nettir:
Sendikamızla iletişime geçildiği takdirde gerekli hukuki destek süratle sağlanacaktır.
Ayrıca, 2002/58 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca;
“10–16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde, kamuda görev yapan tüm engelliler idari izinli sayılır. Olumsuz hava koşulları nedeniyle okulların tatil edilmesi hâlinde aynı bölgedeki engelli kamu görevlileri ayrıca bir talimata gerek kalmaksızın tatil süresince izinli sayılır.”
Bu çerçevede 3 Aralık 2025 tarihinde tüm engelli eğitim çalışanlarının idari izinli olduğu bir kez daha hatırlatılır.
TEÇ-SEN olarak, engelli eğitim çalışanlarımızın haklarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve tüm engellerin kaldırılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Engelli tüm vatandaşlarımıza ve eğitim çalışanlarımıza saygı, sevgi ve dayanışma duygularımızla…
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ
TEÇ-SEN: “Engelsiz Bir Yaşam İçin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, Sorunların Çözümü İçin Bir Fırsattır!”
3 Aralık Dünya Engelliler Günü; engelli vatandaşlarımızın ve eğitim çalışanlarımızın yaşadığı sorunların görünür kılınması, çözüm yollarının güçlendirilmesi ve toplumumuzda farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Son yıllarda merkezi sınavlar aracılığıyla kamuda engelli personel istihdamının artması sevindirici bir gelişmedir. Ancak özellikle engelli eğitim çalışanlarının işe alım, görev yeri belirleme ve çalışma koşullarında engel durumlarının titizlikle dikkate alınması gerekmektedir. Mevzuatta açık hükümler bulunmasına rağmen zaman zaman engel oranlarıyla bağdaşmayan görevlerin verildiğine dair bildirimler sendikamıza ulaşmaktadır.
Bu tür durumlarla karşılaşan tüm engelli eğitim çalışanlarına çağrımız nettir:
Sendikamızla iletişime geçildiği takdirde gerekli hukuki destek süratle sağlanacaktır.
Ayrıca, 2002/58 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca;
“10–16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde, kamuda görev yapan tüm engelliler idari izinli sayılır. Olumsuz hava koşulları nedeniyle okulların tatil edilmesi hâlinde aynı bölgedeki engelli kamu görevlileri ayrıca bir talimata gerek kalmaksızın tatil süresince izinli sayılır.”
Bu çerçevede 3 Aralık 2025 tarihinde tüm engelli eğitim çalışanlarının idari izinli olduğu bir kez daha hatırlatılır.
TEÇ-SEN olarak, engelli eğitim çalışanlarımızın haklarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve tüm engellerin kaldırılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Engelli tüm vatandaşlarımıza ve eğitim çalışanlarımıza saygı, sevgi ve dayanışma duygularımızla…
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

TEÇ-SEN Genel Başkan Vekili Salih Burçin Poyraz, Millî Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan eğitim çalışanlarının yıllardır çözülemeyen Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı sorununa dikkat çekerek, sınav takviminin belirsizliğinin çalışanlar üzerinde ciddi bir mağduriyet yarattığını vurguladı.
Poyraz açıklamasında, beş yıla yakın süredir unvan değişikliği sınavı yapılmadığını, son görevde yükselme sınavlarında ise ilan edilen 1552 memur ve 288 şef kadrosunun zorluk seviyesi nedeniyle boş kaldığını hatırlatarak şöyle konuştu:
“Bir takvim yok, bir öngörü yok. Eğitim çalışanının kariyer hakkını karşılayan bir mekanizma ortada yok. Bu belirsizlik artık son bulmalıdır.”
TEÇ-SEN olarak hazırlanan kapsamlı raporun Bakanlığa sunulduğunu belirten Poyraz, sınav süreçlerindeki keyfiyetin hem çalışanları mağdur ettiğini hem de Bakanlığın kadro planlamasında ciddi sorunlar yarattığını ifade etti.
“Sınavlar En Geç İki Yılda Bir Yapılmalıdır”
Poyraz, sınav tarihlerinin “MEB Çalışma Takvimi”ne eklenmesi gerektiğini söyleyerek şu talepleri sıraladı:
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavları derhâl açılmalı, takvim gecikmeden ilan edilmelidir.
Sınavlar yönetmelikle güvence altına alınarak en geç iki yılda bir yapılmalıdır.
Sınav soruları görev tanımlarıyla uyumlu, ölçülebilir ve makul düzeyde hazırlanmalıdır.
Sınavsız atamalar iptal edilmeli, 76. madde gerekçesiyle yapılan usulsüz atamalara son verilmelidir.
TEÇ-SEN’in açtığı davalarda verilen iptal kararlarının gereği derhâl yerine getirilmelidir.
“Durmayacağız, Susmayacağız, Hep Birlikte Başaracağız”
Poyraz, açıklamasının sonunda TEÇ-SEN’in kararlılığını şu sözlerle vurguladı:
“Bu sınavlar adil, düzenli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşana kadar mücadelemiz sürecek.
Durmayacağız, Susmayacağız, Hep Birlikte Başaracağız.”

Kamu Çalışanı ve Emeklisinin Geçim Sıkıntısını, Artan Enflasyon Karşısında Eriyen Maaşları ve Fahiş Kira artışlarını Gündeme Taşımak Üzere TBMM Önünde Ses Yükselttik!
Ekim Ayı Enflasyon Verilerinin Açıklanması Akabinde, Bir Kez Daha Gözler Önüne Seriliyor ki TÜİK’in Açıkladığı Her Düşük Oran Sabit Gelirlilerin Cebinden Çıkıyor!
ENAG’a göre
➡️ Aylık: %3,74
➡️ Yıllık: %60,00
TÜİK’e göre
➡️ Aylık: % 2,55
➡️ Yıllık: % 32,87
Alınan artış (ikinci altı ay için) %5
4 aylık #enflasyon % 10,25 oldu!
Alınan artış dört ayda eridi!
📌Kamu Çalışanları ve Emeklisi Artık Dayanacak Gücünü Yitirmiştir!
Bizler, TEÇ-SEN ve Devlet Memurları Konfederasyonu Olarak;
Her Geçen Gün Yoksullaşan, Emeğinin Karşılığını Alamayan
Milyonlarca Memur ve Emeklisi İçin Susmayacağız ve Meydanlarda Onların Sesi Olmaya Büyük Bir Kararlıkla Devam Edeceğiz!
Adil Ücret, Onurlu Yaşam!

MEB GYS (Görevde Yükselme Sınavı) ve UDS (Unvan Değişikliği Sınavı) takvimini açıklasın istiyoruz!
Haydi, sessiz kalma! Hep birlikte eğitim çalışanlarının sesini duyuracağız!
📄 Dilekçeyi doldurun, imzalayın ve 14 KASIM 2025 tarihine kadar il ve ilçe başkanlıklarımıza veya WhatsApp üzerinden 0533 377 08 32 numaralı telefona gönderin.
MEB personelleri GYS ve Unvan Değişikliği Sınavlarının açılmasını bekliyor!
GYS ve Unvan Değişikliği sınav tarihleri, “MEB Çalışma Takvimi”ne eklenmeli ve bir kişinin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Bu sınavların tarihleri düzenli şekilde açıklanmalıdır.
GYS ve Unvan Değişikliği sınavları, her iki yılda bir kez olmak üzere tüm kadroları kapsayacak şekilde yapılmalıdır.
Her bakanlığın ayrı sınav yapması yerine, tüm bakanlıkları kapsayan merkezi sınav sistemi tercih edilmelidir.
Derece kısıtlaması uygulamasına son verilmelidir.
Sözlü sınav uygulaması kaldırılmalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığının karar alma ve hareket kabiliyeti hızlandırılmalıdır.
Belirsizlik yerine; belirli, bilinçli ve tüm paydaşların karar alma sürecine katıldığı bir sistem kurulmalıdır.
Sınava tabi kadrolara yapılan sınavsız atamaların tamamı iptal edilmelidir.

Türkiye genelinde devlet memurlarının maaş ve diğer ödemeleri bankalar aracılığıyla yapılırken, son dönemde yapılan banka promosyon ihaleleri tartışma konusu olmuştur.
Yapılan ihalelerde bazı bankaların düşük teklifler vererek rekabetten uzak hareket ettiği, bu durumun da memurların lehine sonuçlanmadığı yönünde şüpheleri güçlendirmiştir.
Banka promosyon ihalelerinin her il, ilçe ve kurum için ayrı ayrı yapılması, aynı bakanlıkta benzer görev ve maaşla çalışan memurların farklı promosyon ücretleri almasına yol açmakta, bu durum kamu çalışanları arasında eşitsizlik ve adaletsizlik algısını doğurmaktadır.
Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak; promosyon ihalelerinin Cumhurbaşkanlığı tarafından merkezi olarak yürütülmesini ve tüm kurumlarda eşit şartların sağlanmasını talep ediyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Türkiye genelinde devlet memurlarının maaş, tazminat, yolluk, yevmiye v.b tüm ödemelerinin banka yoluyla yapıldığı, bu ödemelerin belirli süreli bankalarda bekletildiği ve bu süreler içinde bankaların fon, faiz v.b finans getirilerde kullanıldığı, bu bankalardan maaş alan devlet memurlarına kredi, kredi kartları verildiği ve bu yöntemle de kâr elde edildiği, fatura gibi düzenli otomatik ödemeler ile müşteri portföyünü artırdığı bilinen bir gerçektir.
Bunların dışında mevduat, birikim, sigorta, altın, döviz v.b yatırım işlemlerini de gerçekleştiren bankaların;
1-Banka promosyon ihalelerinde düşük fiyatlar vererek, ihale süreçlerini bankalar-sermaye lehlerine, devlet memurlarının aleyhine sonuçlanmasına neden olduğu,
2-Banka promosyon ihalelerine katılan bankaların rekabetten uzak bir anlayışla teklif verdiği,3-İhale öncesi uzlaşılmış!, ‘gizli bir anlaşma!’ yapılmış, ihaleyi alacak banka önceden belirlenmiş! gibi ciddi şüphelerin oluşmasına neden olduğu açıkça görülmektedir.
En az üç yıllık yapılan banka promosyon ihaleleri ve sonuçlarının incelenmesi, bankaların rekabet etmek yerine, gizli anlaşmalar ile kartelleşmiş bir yapı oluşturup/oluşturulmadığı konusunun incelenmesi ve araştırılması için ‘Rekabet kurumuna’ başvuru yapılmıştır.
Banka promosyon ihalelerinin her kurum için ayrı ayrı, her ilçe için ayrı ayır, her il için ayrı ayrı, her büyükşehir ayrı ayrı binlerce ihale yapılması doğru ve gerçekçi bir yaklaşım değildir. Aynı bakanlıkta, aynı işi ve aynı maaşı alan iki devlet memurunun faklı il veya ilçelerde görev yapması nedeniyle farklı ‘banka promosyon ücreti’ alması adaletsiz ve haksız bir uygulamadır.
Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak;
Banka Promosyon ihaleleri ile ilgili tekliflerimiz;
1. Teklifimiz : Cumhurbaşkanlığınca 4.5 milyon devlet memurları için merkezi ihale ile yapılması, (Ana Teklifimiz)
2. Teklifimiz: Her bakanlık kendi personelleri için banka promosyon ihalelerini merkezi yapması,
3. Teklifimiz: Her valilik kendi il sınırları içinde görev yapan tüm devlet memurları için il genelinde banka promosyon ihalesi yapmasıdır.
Bu tekliflerimizin hayata geçmesi durumunda; “Promosyonda eşit işe eşit promosyon”, kamu yararı, kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve devlet memurları lehine şartların oluşması hedefine ulaşılacaktır.

“Aynı unvan için farklı sınav olmaz; adalet tek ölçüyle sağlanır.”
Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) olarak, kamu kurumlarında gerçekleştirilen Görevde Yükselme (GYS) ve Unvan Değişikliği (UDS) sınavlarının merkezî bir sistem altında yapılması için Cumhurbaşkanlığı’na resmî başvuruda bulunduk.
Sendikamız tarafından yapılan başvuruda, kurumların bu sınavları kendi bünyelerinde ve farklı tarihlerde düzenlemesinin;
🔹 fırsat eşitsizliği,
🔹 ölçme-değerlendirme dengesizliği,
🔹 maliyet artışı ve
🔹 idari verimsizlik yarattığına dikkat çektik.
🎯 Ortak ve Adil Sınav Sistemi Talebi
Kamu hizmetinde esas olan adalet, liyakat ve verimlilik ilkelerinin güçlendirilmesi için Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavlarının tüm kurumları kapsayacak şekilde tek merkezî takvim altında yapılması gerekmektedir.
Merkezî sistemle birlikte;
- Tüm çalışanlar aynı standartta yarışma fırsatı bulacak,
- Kamu kaynakları daha etkin kullanılacak,
- Sınav organizasyonları sadeleşecek,
- Ölçme ve değerlendirmede ulusal düzeyde eşitlik ve güven sağlanacaktır.
💬 “Liyakat ertelenemez, adalet geciktirilemez.”
“Kamu çalışanları, kariyer basamaklarında ilerlerken eşit koşullarda yarışmak istiyor.
Her kurumun kendi sınavını farklı tarihlerde yapması hem ölçme standardını bozmakta hem de kamu kaynaklarını israf etmektedir.
Merkezî sınav sistemiyle adalet, liyakat ve fırsat eşitliği birlikte sağlanacaktır.”
🧭 TEÇ-SEN olarak çözüm önerimiz: Merkezî Takvim, Tek Standart
Sendikamız, tüm kamu kurumlarının sınavlarının tek bir merkezî takvim dâhilinde planlanmasını; soru hazırlama, sınav güvenliği, gözetmen görevlendirmesi ve değerlendirme süreçlerinin ise ortak bir standart çerçevesinde yürütülmesini önermektedir.
Ayrıca, sınav süreçlerinin dijitalleşmeye uygun şekilde e-sınav altyapısına kademeli olarak taşınması da öncelenmelidir.
🤝 “Adaletli, Şeffaf ve Sürdürülebilir Bir Sistem İçin Mücadeleye Devam”
TEÇ-SEN olarak, kamu personel sisteminde liyakat temelli yükselme düzeninin güçlendirilmesi, sınav süreçlerinde şeffaflık ve güvenin artırılması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
“Emeğin karşılığı adaletle ölçülür.
Biz başaracağız, birlikte başaracağız, herkes kazanacak.”

İki ay önce memur ve emekli için toplu sözleşmeye katılan parti sendikalarının hakem heyetine ‘noter’ deyip, daha sonra hakem heyetine temsilci göndererek hakem heyetinin toplanmasını sağladıklarını hayretle izlemiştik. Oysaki hakem heyetine bu parti sendikaları temsilci göndermemiş olsaydı. Yasa gereği hakem heyeti toplanamayacak ve memur ve emeklinin zam ve tazminat belirleme yetkisi TBMM’ye bırakılacaktı.
Tüm ‘Hakeme Gitmeyin!’ çağrılarına rağmen, tercihlerini hakem heyetine temsilci göndermekten yana kullanan, halı saha arkadaşları bu parti sendikaları memur ve emeklinin 2026 ve 2027 yılları için toplam %27 zam yapılmasını iki ay önce sağladıktan sonra halı sahada mızmız çocuklar gibi ‘masadan önce biz kalktık!’ açıklamalarını da hayrette izledik.
Toplu sözleşme masasına ‘2026-2027 yıllar için toplam %134 zam ve taban aylığa 10.000 lira artış yapılsın!’ ana talebiyle giriş yapıp, 2 yıl için %27 zam ve taban aylığa 1.000 lira artış alarak çıkış yapan parti sendikalarının ‘Kazandık!’ açıklamaları yapıp sonra parkta eylem kararı almalarını da hayretle izliyoruz.
Memurlar bu ‘cambaza bak!’ oyununu görüp bu parti sendikalarından istifa etmeye başlayınca, duygusal anlamda zorlanacaklarını düşündüler ki, AYNI PARKTA, FARKLI GÜNLERDE EYLEM yapma kararı almışlar.
‘2 ay önce hakem heyetine temsilci göndermemiş olsaydınız. Bugün meclisin dışında PARKTA göstermelik eylem yapmak yerine meclisin içinde olacaktınız.’

Değerli eğitim çalışanları;
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, liyakate dayalı bir kariyer sisteminin temel taşıdır. Ancak uzun süredir bu sınavların açılmaması, birçok çalışanımızın özlük ve ekonomik hak kaybına yol açmıştır.
Biz TEÇ-SEN olarak diyoruz ki:
🔹Emeğin karşılığı geciktirilemez.
🔹 Liyakat ve adalet ertelenemez.
🔹 Hakkı olanın önü kapatılamaz.
Bu nedenle GYS ve ÜDS sınavlarının ivedilikle açılması, sınav takviminin ilan edilmesi ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi çağrımızı yineliyoruz.
Biz Başaracağız, Birlikte Başaracağız, Herkes Kazanacak.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Devlet memurlar ve emeklileri için 8 dönem 16 yıldır toplu sözleşme görüşmelerine yetkili parti sendikası olarak aynı isimler katılıyor. Devlet memurları bunların sayesinde açlık sınırına doğru sürükleniyor. Emeklilerimiz, genç çalışanlarımız açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bırakın barınmak için ev almayı, ayağını yerden kesecek araba almanın hayallini kurmayı, hayal kurmanın bile hayal olduğu bir zamanın içinde geçiyoruz. Ay sonunu getirmekte zorlanan, geçim derdine düşmüş, ailesine karşı boynu bükükmüş milyonların, umudu söndürülmüş insanlarımızı ayağa kaldıracak toplu sözleşme masalarında olan bitene şaşırmamak elde değil.
Memur, emekli, çalışanların ekonomik, sosyal, özlük ve mali haklarını koruması, kollaması gereken sendikaların 16 senedir süre gelen fakirleştirme, yoksullaştırma, alım gücünü düşürme projesinin bir parçası, ana şaftı olması, bu sistemin kurucuları olduğuna inancımız daha da netleşmiştir.
Toplu sözleşme masasına ‘2026-2027 yıllar için toplam %134 zam ve taban aylığa 10.000 lira artış yapılsın!’ ana talebiyle çıkış yapıp finalde 2 yıl için %27 zam ve taban aylığa 1.000 lira artış almak! Büyük bir rezalettir. Hezimettir. Talepleriyle sonuçları arasında taban tabana zıt bir toplu sözleşme masasından bile ‘Kazandık!’ açıklamaları yapmak, nasıl bir ruh hali ve nasıl bir kifayetsizliktir? ‘Bunun neresi kazanımdır!’ demek bile gelmiyor içimizden. Biz bunların sendikal mücadeleye getirdikleri irtifa kaybından, kara lekeden utanırken bunların zafer çığlıklarından hicap duyuyoruz.
Bir duruşu, ilkesi olmayan sendikal mücadeleyi itibarsız hale getiren parti sendikalarının memur ve emekliyi işveren heyetine peşkeş çekmesinden biz bıktık. Hakem heyetine noter deyip sonra hakeme temsilci göndermesinden hakem heyetinin toplanmasını sağlayıp, memur ve emekli için 2 yıl için %27 zam vermesinin ardından ‘Masadan önce biz kalktık! Tartışmalarından, yalanlarından, dümenlerinden, milleti salak, kendilerini cin akıllı sanan tavırlarından da biz bıktık!
1.Dececeye gelen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi sözü için tek laf söyleyemeyen, tek eylem, miting, grev kararı alamayan bu parti sendikalarından biz bıktık!
Emeklilerimize sözü verilen ve bugün 20 bin liralara ulaşan seyyanen zam sözün yerine gelmesi için ağzını açmayan bu parti sendikalarının pervasızlarından biz bıktık!
Yardımcı hizmetler sınıfının kanayan yarasını görmeyen gözlerden, Kademeli emeklilik bekleyen milyonların sorunlarına sağır olan bu parti sendikalarının vurdumduymazlığından biz bıktık!
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarından uygulanan ‘sözlü sınav/mülakat sistemine son vereceğiz!’ sözünü dahi hayata geçiremeyen bu parti sendikalarının beceriksizliğinden biz bıktık!
20 yıldır yetkiyi alıp yapamadığını, alamadığını, kazanamadığını, başaramadığı her anda başardık, kazandık demelerinden biz bıktık!
Memurun yüzlerce çözüm bekleyen sorunlarına karşı sesiz olmaya, eylemsiz kalmaya yemin etmiş bu parti sendikalarından biz bıktık! Siz de bıktınız biliyoruz. Devlet memurları konfederasyonu olarak; memur ve emekliyi bu parti sendikalarının zulmünden inşallah kurtaracağız. Söz!








