MEB GYS (Görevde Yükselme Sınavı) ve UDS (Unvan Değişikliği Sınavı) takvimini açıklasın istiyoruz!
Haydi, sessiz kalma! Hep birlikte eğitim çalışanlarının sesini duyuracağız!
📄 Dilekçeyi doldurun, imzalayın ve 14 KASIM 2025 tarihine kadar il ve ilçe başkanlıklarımıza veya WhatsApp üzerinden 0533 377 08 32 numaralı telefona gönderin.
MEB personelleri GYS ve Unvan Değişikliği Sınavlarının açılmasını bekliyor!
GYS ve Unvan Değişikliği sınav tarihleri, “MEB Çalışma Takvimi”ne eklenmeli ve bir kişinin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Bu sınavların tarihleri düzenli şekilde açıklanmalıdır.
GYS ve Unvan Değişikliği sınavları, her iki yılda bir kez olmak üzere tüm kadroları kapsayacak şekilde yapılmalıdır.
Her bakanlığın ayrı sınav yapması yerine, tüm bakanlıkları kapsayan merkezi sınav sistemi tercih edilmelidir.
Derece kısıtlaması uygulamasına son verilmelidir.
Sözlü sınav uygulaması kaldırılmalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığının karar alma ve hareket kabiliyeti hızlandırılmalıdır.
Belirsizlik yerine; belirli, bilinçli ve tüm paydaşların karar alma sürecine katıldığı bir sistem kurulmalıdır.
Sınava tabi kadrolara yapılan sınavsız atamaların tamamı iptal edilmelidir.

Türkiye genelinde devlet memurlarının maaş ve diğer ödemeleri bankalar aracılığıyla yapılırken, son dönemde yapılan banka promosyon ihaleleri tartışma konusu olmuştur.
Yapılan ihalelerde bazı bankaların düşük teklifler vererek rekabetten uzak hareket ettiği, bu durumun da memurların lehine sonuçlanmadığı yönünde şüpheleri güçlendirmiştir.
Banka promosyon ihalelerinin her il, ilçe ve kurum için ayrı ayrı yapılması, aynı bakanlıkta benzer görev ve maaşla çalışan memurların farklı promosyon ücretleri almasına yol açmakta, bu durum kamu çalışanları arasında eşitsizlik ve adaletsizlik algısını doğurmaktadır.
Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak; promosyon ihalelerinin Cumhurbaşkanlığı tarafından merkezi olarak yürütülmesini ve tüm kurumlarda eşit şartların sağlanmasını talep ediyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Türkiye genelinde devlet memurlarının maaş, tazminat, yolluk, yevmiye v.b tüm ödemelerinin banka yoluyla yapıldığı, bu ödemelerin belirli süreli bankalarda bekletildiği ve bu süreler içinde bankaların fon, faiz v.b finans getirilerde kullanıldığı, bu bankalardan maaş alan devlet memurlarına kredi, kredi kartları verildiği ve bu yöntemle de kâr elde edildiği, fatura gibi düzenli otomatik ödemeler ile müşteri portföyünü artırdığı bilinen bir gerçektir.
Bunların dışında mevduat, birikim, sigorta, altın, döviz v.b yatırım işlemlerini de gerçekleştiren bankaların;
1-Banka promosyon ihalelerinde düşük fiyatlar vererek, ihale süreçlerini bankalar-sermaye lehlerine, devlet memurlarının aleyhine sonuçlanmasına neden olduğu,
2-Banka promosyon ihalelerine katılan bankaların rekabetten uzak bir anlayışla teklif verdiği,3-İhale öncesi uzlaşılmış!, ‘gizli bir anlaşma!’ yapılmış, ihaleyi alacak banka önceden belirlenmiş! gibi ciddi şüphelerin oluşmasına neden olduğu açıkça görülmektedir.
En az üç yıllık yapılan banka promosyon ihaleleri ve sonuçlarının incelenmesi, bankaların rekabet etmek yerine, gizli anlaşmalar ile kartelleşmiş bir yapı oluşturup/oluşturulmadığı konusunun incelenmesi ve araştırılması için ‘Rekabet kurumuna’ başvuru yapılmıştır.
Banka promosyon ihalelerinin her kurum için ayrı ayrı, her ilçe için ayrı ayır, her il için ayrı ayrı, her büyükşehir ayrı ayrı binlerce ihale yapılması doğru ve gerçekçi bir yaklaşım değildir. Aynı bakanlıkta, aynı işi ve aynı maaşı alan iki devlet memurunun faklı il veya ilçelerde görev yapması nedeniyle farklı ‘banka promosyon ücreti’ alması adaletsiz ve haksız bir uygulamadır.
Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak;
Banka Promosyon ihaleleri ile ilgili tekliflerimiz;
1. Teklifimiz : Cumhurbaşkanlığınca 4.5 milyon devlet memurları için merkezi ihale ile yapılması, (Ana Teklifimiz)
2. Teklifimiz: Her bakanlık kendi personelleri için banka promosyon ihalelerini merkezi yapması,
3. Teklifimiz: Her valilik kendi il sınırları içinde görev yapan tüm devlet memurları için il genelinde banka promosyon ihalesi yapmasıdır.
Bu tekliflerimizin hayata geçmesi durumunda; “Promosyonda eşit işe eşit promosyon”, kamu yararı, kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve devlet memurları lehine şartların oluşması hedefine ulaşılacaktır.

“Aynı unvan için farklı sınav olmaz; adalet tek ölçüyle sağlanır.”
Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) olarak, kamu kurumlarında gerçekleştirilen Görevde Yükselme (GYS) ve Unvan Değişikliği (UDS) sınavlarının merkezî bir sistem altında yapılması için Cumhurbaşkanlığı’na resmî başvuruda bulunduk.
Sendikamız tarafından yapılan başvuruda, kurumların bu sınavları kendi bünyelerinde ve farklı tarihlerde düzenlemesinin;
🔹 fırsat eşitsizliği,
🔹 ölçme-değerlendirme dengesizliği,
🔹 maliyet artışı ve
🔹 idari verimsizlik yarattığına dikkat çektik.
🎯 Ortak ve Adil Sınav Sistemi Talebi
Kamu hizmetinde esas olan adalet, liyakat ve verimlilik ilkelerinin güçlendirilmesi için Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavlarının tüm kurumları kapsayacak şekilde tek merkezî takvim altında yapılması gerekmektedir.
Merkezî sistemle birlikte;
- Tüm çalışanlar aynı standartta yarışma fırsatı bulacak,
- Kamu kaynakları daha etkin kullanılacak,
- Sınav organizasyonları sadeleşecek,
- Ölçme ve değerlendirmede ulusal düzeyde eşitlik ve güven sağlanacaktır.
💬 “Liyakat ertelenemez, adalet geciktirilemez.”
“Kamu çalışanları, kariyer basamaklarında ilerlerken eşit koşullarda yarışmak istiyor.
Her kurumun kendi sınavını farklı tarihlerde yapması hem ölçme standardını bozmakta hem de kamu kaynaklarını israf etmektedir.
Merkezî sınav sistemiyle adalet, liyakat ve fırsat eşitliği birlikte sağlanacaktır.”
🧭 TEÇ-SEN olarak çözüm önerimiz: Merkezî Takvim, Tek Standart
Sendikamız, tüm kamu kurumlarının sınavlarının tek bir merkezî takvim dâhilinde planlanmasını; soru hazırlama, sınav güvenliği, gözetmen görevlendirmesi ve değerlendirme süreçlerinin ise ortak bir standart çerçevesinde yürütülmesini önermektedir.
Ayrıca, sınav süreçlerinin dijitalleşmeye uygun şekilde e-sınav altyapısına kademeli olarak taşınması da öncelenmelidir.
🤝 “Adaletli, Şeffaf ve Sürdürülebilir Bir Sistem İçin Mücadeleye Devam”
TEÇ-SEN olarak, kamu personel sisteminde liyakat temelli yükselme düzeninin güçlendirilmesi, sınav süreçlerinde şeffaflık ve güvenin artırılması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
“Emeğin karşılığı adaletle ölçülür.
Biz başaracağız, birlikte başaracağız, herkes kazanacak.”

İki ay önce memur ve emekli için toplu sözleşmeye katılan parti sendikalarının hakem heyetine ‘noter’ deyip, daha sonra hakem heyetine temsilci göndererek hakem heyetinin toplanmasını sağladıklarını hayretle izlemiştik. Oysaki hakem heyetine bu parti sendikaları temsilci göndermemiş olsaydı. Yasa gereği hakem heyeti toplanamayacak ve memur ve emeklinin zam ve tazminat belirleme yetkisi TBMM’ye bırakılacaktı.
Tüm ‘Hakeme Gitmeyin!’ çağrılarına rağmen, tercihlerini hakem heyetine temsilci göndermekten yana kullanan, halı saha arkadaşları bu parti sendikaları memur ve emeklinin 2026 ve 2027 yılları için toplam %27 zam yapılmasını iki ay önce sağladıktan sonra halı sahada mızmız çocuklar gibi ‘masadan önce biz kalktık!’ açıklamalarını da hayrette izledik.
Toplu sözleşme masasına ‘2026-2027 yıllar için toplam %134 zam ve taban aylığa 10.000 lira artış yapılsın!’ ana talebiyle giriş yapıp, 2 yıl için %27 zam ve taban aylığa 1.000 lira artış alarak çıkış yapan parti sendikalarının ‘Kazandık!’ açıklamaları yapıp sonra parkta eylem kararı almalarını da hayretle izliyoruz.
Memurlar bu ‘cambaza bak!’ oyununu görüp bu parti sendikalarından istifa etmeye başlayınca, duygusal anlamda zorlanacaklarını düşündüler ki, AYNI PARKTA, FARKLI GÜNLERDE EYLEM yapma kararı almışlar.
‘2 ay önce hakem heyetine temsilci göndermemiş olsaydınız. Bugün meclisin dışında PARKTA göstermelik eylem yapmak yerine meclisin içinde olacaktınız.’

Değerli eğitim çalışanları;
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, liyakate dayalı bir kariyer sisteminin temel taşıdır. Ancak uzun süredir bu sınavların açılmaması, birçok çalışanımızın özlük ve ekonomik hak kaybına yol açmıştır.
Biz TEÇ-SEN olarak diyoruz ki:
🔹Emeğin karşılığı geciktirilemez.
🔹 Liyakat ve adalet ertelenemez.
🔹 Hakkı olanın önü kapatılamaz.
Bu nedenle GYS ve ÜDS sınavlarının ivedilikle açılması, sınav takviminin ilan edilmesi ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi çağrımızı yineliyoruz.
Biz Başaracağız, Birlikte Başaracağız, Herkes Kazanacak.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Devlet memurlar ve emeklileri için 8 dönem 16 yıldır toplu sözleşme görüşmelerine yetkili parti sendikası olarak aynı isimler katılıyor. Devlet memurları bunların sayesinde açlık sınırına doğru sürükleniyor. Emeklilerimiz, genç çalışanlarımız açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bırakın barınmak için ev almayı, ayağını yerden kesecek araba almanın hayallini kurmayı, hayal kurmanın bile hayal olduğu bir zamanın içinde geçiyoruz. Ay sonunu getirmekte zorlanan, geçim derdine düşmüş, ailesine karşı boynu bükükmüş milyonların, umudu söndürülmüş insanlarımızı ayağa kaldıracak toplu sözleşme masalarında olan bitene şaşırmamak elde değil.
Memur, emekli, çalışanların ekonomik, sosyal, özlük ve mali haklarını koruması, kollaması gereken sendikaların 16 senedir süre gelen fakirleştirme, yoksullaştırma, alım gücünü düşürme projesinin bir parçası, ana şaftı olması, bu sistemin kurucuları olduğuna inancımız daha da netleşmiştir.
Toplu sözleşme masasına ‘2026-2027 yıllar için toplam %134 zam ve taban aylığa 10.000 lira artış yapılsın!’ ana talebiyle çıkış yapıp finalde 2 yıl için %27 zam ve taban aylığa 1.000 lira artış almak! Büyük bir rezalettir. Hezimettir. Talepleriyle sonuçları arasında taban tabana zıt bir toplu sözleşme masasından bile ‘Kazandık!’ açıklamaları yapmak, nasıl bir ruh hali ve nasıl bir kifayetsizliktir? ‘Bunun neresi kazanımdır!’ demek bile gelmiyor içimizden. Biz bunların sendikal mücadeleye getirdikleri irtifa kaybından, kara lekeden utanırken bunların zafer çığlıklarından hicap duyuyoruz.
Bir duruşu, ilkesi olmayan sendikal mücadeleyi itibarsız hale getiren parti sendikalarının memur ve emekliyi işveren heyetine peşkeş çekmesinden biz bıktık. Hakem heyetine noter deyip sonra hakeme temsilci göndermesinden hakem heyetinin toplanmasını sağlayıp, memur ve emekli için 2 yıl için %27 zam vermesinin ardından ‘Masadan önce biz kalktık! Tartışmalarından, yalanlarından, dümenlerinden, milleti salak, kendilerini cin akıllı sanan tavırlarından da biz bıktık!
1.Dececeye gelen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi sözü için tek laf söyleyemeyen, tek eylem, miting, grev kararı alamayan bu parti sendikalarından biz bıktık!
Emeklilerimize sözü verilen ve bugün 20 bin liralara ulaşan seyyanen zam sözün yerine gelmesi için ağzını açmayan bu parti sendikalarının pervasızlarından biz bıktık!
Yardımcı hizmetler sınıfının kanayan yarasını görmeyen gözlerden, Kademeli emeklilik bekleyen milyonların sorunlarına sağır olan bu parti sendikalarının vurdumduymazlığından biz bıktık!
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarından uygulanan ‘sözlü sınav/mülakat sistemine son vereceğiz!’ sözünü dahi hayata geçiremeyen bu parti sendikalarının beceriksizliğinden biz bıktık!
20 yıldır yetkiyi alıp yapamadığını, alamadığını, kazanamadığını, başaramadığı her anda başardık, kazandık demelerinden biz bıktık!
Memurun yüzlerce çözüm bekleyen sorunlarına karşı sesiz olmaya, eylemsiz kalmaya yemin etmiş bu parti sendikalarından biz bıktık! Siz de bıktınız biliyoruz. Devlet memurları konfederasyonu olarak; memur ve emekliyi bu parti sendikalarının zulmünden inşallah kurtaracağız. Söz!

2023 seçimleri öncesinde, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından, “Birinci dereceye giren ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız.” yine o dönemki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Vedat BİLGİN tarafından da “3600 ek göstergeyi 1. dereceye gelen tüm çalışanların müktesep hakkı olarak düzenlemek gerekir, kanun teklifimiz hazır” denilerek kamuoyuna defaten açıklamalarda bulunulmuştu. Söz konusu açıklamalar 1.Dereceye gelen, gelecek ve emekli olan kamu çalışanları arasında sevinçle karşılanmıştır.
Ancak aradan iki buçuk yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen bu sözler halen yerine getirilmemiştir. Verilen sözlerin tutulması yasa teklifinin hiç bekletilmeden bir an önce T.B.M.M.’ye getirilmesi ve yasalaşması birinci dereceye gelmiş, gelecek ve emekli olmuş kamu çalışanlarının haklı bir beklentisi haline gelmiştir.
Bu beklentiyi yetkili makamlara bir kez daha hatırlatıyor ve bu konunun kamu çalışanları adına bir an önce çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz.
Kıymetli kamu çalışanları; 2 Toplu Sözleşme dönemi geride kalmış, 3600 meselesi ile ilgili yetkili sendika kılını dahi kıpırdatmamış, diğerlerinin de umurunda olmamıştır. Artık sizce de bu sendikalardan medet umma zamanı dolmadı mı? Hadi Artık Durma! Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası ve Devlet Memurları Konfederasyonu çatısı altında sürdürülen bu mücadeleye sen de ortak ol.
Biz Başaracağız, Birlikte Başaracağız, Herkes Kazanacak.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Milli eğitim bakanlığında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının açılması için yıllar yılı görüşme yapar, bakanlık bürokratlarının sınav açması için ikna etmeye ve eğitimlerini tamamlamış memurların kariyer ve liyakat ilkesine göre görevlerinde üst kadroya geçme isteğini ve talebini iletiriz. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarını açmaya direnen üst düzey yöneticileri, ‘ben bu koltukta oturduğum sürece sınav açmayacağım!’ diyen zalimleri, sınav açmak için tüm pürüzleri ortadan kaldıran, elinden geleni yapan aslanları gördük.
Halbuki bu böyle olmamalıdır. Devlet memurlarının kariyer yapmalarına imkan sunan sınavların açılması , sınav sonrası sürecin tamamlanması gibi basit bir işlemleri neden bir faninin vicdanına veya vicdansızlığına bırakıyoruz? Her bakanlık neden aynı kadrolar için ayrı ayrı sınav süreci başlatıyor? veya sınav takvimleri belirlenmiş tarihlerde, belirli periyotlar içinde yapmıyoruz. En küçük sorunları bile çözmek yerine neden halı altına atıyoruz? neden görmezden geliyoruz? küçük sorunların neden büyümesine fırsat veriyoruz?
Şimdi Milli eğitim bakanlığında görev yapan memurlar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının açılmasını bekliyor. ‘Sınav Ne zaman?’ sorusunu sorup cevap bekliyor? Memurlar ne bu soruyu sorsun! ne de sorularına cevap arasın! Bu sınavların tarihleri yönetmeliklerde belirlensin ve o gün geldiğinde bu sınavlar yapılsın ve sınav sonrası atamalar ise en geç 2 ay içinde tamamlansın. Çok mu zor! bu eziyeti memurlarımıza neden yapıyoruz.
Bu sorunun köklü çözümü de basittir.
1- Devlet memurları görevde yükselme ve unvan değişikli yönetmeliği yayınlanır. (Tüm Bakanlıklar Dahil Edilir)
2- Bu yönetmelikte Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının tarihleri net olarak yazılır. (Örnek: Tek haneli yıllarda Unvan Değişikliği Sınavları ve çift haneli yıllarda Görevde yükselme sınavları açılır.)
3-Sınavlar tüm bakanlıklar için ortak ve merkezi yapılır. sınavı kazanan adayların atamaları en geç 2 ay içinde tamamlanır ve olur biter.
BU KADAR BASİT!

Millî Eğitim Bakanlığı’nın belirli aralıklarla yaptığı görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, uzun süredir kurum çalışanları arasında adalet ve eşitlik tartışmalarına yol açmaktadır.
Sendikamızın AR-GE birimi tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, bu sınavlardaki ölçme-değerlendirme dengesizliklerini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.
Raporun Temel Bulguları
- MEB’in kendi personeline yönelttiği sınav soruları, diğer kamu kurumlarına göre daha zor, detaylı ve yoruma açık niteliktedir.
- Sınavların bilişsel düzeyi, analiz ve değerlendirme ağırlıklı sorular nedeniyle, görev tanımlarının ötesine geçmektedir.
- Bu durum, uzun yıllardır görev yapan personelde motivasyon kaybı ve adalet duygusunun zedelenmesi sonucunu doğurmaktadır.
Veri ve Analizler
Rapor, MEB sınavları ile Adalet Bakanlığı sınavlarını (aynı unvan için) karşılaştırmış; MEB sınavlarında analiz düzeyindeki soruların oranının %25, diğer kurumlarda ise yalnızca %8 olduğu belirlenmiştir.
Önerilerimiz
- Tüm kurumlar için iki yılda bir merkezi sınav takvimi oluşturulmalı.
- Sınavların zorluk düzeyi standartlaştırılmalı.
- Sorular, görev yeterliliğini ölçen, sade ve tek doğruya odaklı biçimde hazırlanmalı.
Sonuç
TEÇ-SEN olarak, adalet ve liyakat esasına dayalı bir sınav sisteminin tüm kamu personeli için zorunluluk olduğuna aynı unvan için eşit şartlarda yarışılması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda hazırladığımız rapor, ölçme-değerlendirme süreçlerinde şeffaflık, güven ve motivasyonun yeniden tesis edilmesi çağrısını içermektedir.











