Bilindiği üzere 01 Ocak 2025 tarihi itibarıyla, SGK’LI çalışanı olan tüm iş yerlerinde İSG uzmanı ve işyeri hekimi istihdamı zorunlu hale gelmiştir.
Ancak; teknik bilgi ve kalifiye bir nitelik gerektiren iş sağlığı ve güvenliği hizmeti hali hazırda tüm kamu ve kuruluşlarında görevlendirme şeklinde istihdam edilen İSG uzmanları eliyle yerine getirilmektedir.
İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının görev, yetki ve sorumlulukları dikkate alındığında, yerine getirdikleri görevin muhteviyatı itibarı ile kadrolu bir şekilde istihdam edilmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinde tanımlanan Teknik Hizmetler Sınıfı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu doğrultuda, İSG uzmanlarının kadrolu bir şekilde istihdam edilmesi ve kadrolarının Teknik Hizmetler Sınıfı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

DAĞITIM YERLERİNE
Bilindiği üzere Bakanlığımızın eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı dışında yer alan diğer hizmet
sınıflarındaki bazı ünvanlarda görev yapan personelin, il içi isteğe bağlı yer değiştirme iş ve işlemleri,
Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle
Atanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yürütülmektedir.
Söz konusu Yönetmelik’in 32’nci maddesinde;
“(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden bulundukları kurumda 30 Eylül tarihi
itibarıyla kesintisiz en az üç yıl görev yapanlar, yer değiştirmek üzere başvuruda bulunabilirler.
(2) Başvurular Mayıs ayında alınır ve ilgili il millî eğitim müdürlüğünce belirlenen ve durumlarına uygun kadrolar arasından en fazla on kuruma atanmak üzere tercihte bulunulabilir. Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevli olanlar ile aylıksız izinli olanlar, il içi isteğe bağlı yerdeğiştirme başvurusunda bulunabilirler.
(3) İl içi isteğe bağlı yer değiştirme talebinde bulunan personelin atamaları, Haziran ayında
tercihleri de dikkate alınarak hizmet süresi üstünlüğüne göre valiliklerce yapılır. Hizmet süresinin eşitolması hâlinde halen bulunduğu kadrodaki hizmet süresi fazla olana öncelik verilir, eşitliğin bozulmaması durumunda kura yoluna başvurulur.
(4) Bu madde kapsamında yapılan atamalar ilgili il millî eğitim müdürlüğünce duyurulur.”
hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre,
1- İliniz okul ve kurumlarının personel ihtiyacı göz önünde bulundurulmak suretiyle münhal
kadroların duyuruya çıkılması, duyuruya çıkılacak döner sermaye saymanı kadroları için Bakanlık Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünden görüş alınması,
2- Başvuruda bulunacak personelin MEBBİS modülündeki bilgilerinin güncellenmesi,
3-En az üç yıllık hizmet süresinin hesabında, geçici olarak başka okul/kurumlarda
görevlendirilenlerin görev sürelerinin de asıl kadrolarının bulunduğu yerde geçirilmiş sayılması,
4- Haklarında yapılan idari soruşturma sonucunda görev yerleri değiştirilenlere, daha önce görev yaptıkları görev yerine aradan (3) üç yıl geçmeden tercih hakkı verilmemesi,
5- İl içi isteğe bağlı yer değiştirme başvurusunda bulunan personelin atamaları, söz konusu Yönetmelik’in 32’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü çerçevesinde en geç Haziran ayının ilk haftasında gerçekleştirilmesi,
6- İller arası isteğe bağlı yer değişikliği başvuruları Haziran ayında alınacağından, ataması yapılan personelin görevden ayrılma ve göreve başlama işlemlerinde gerekli hassasiyetin gösterilerek ivedilikle MEBBİS modülüne işlenmesi hususunda,
Bilgilerini ve gereğini rica ederiz.

Öncelikle şunu belirmemiz gerekir ki; Mart 2021’de yapılan son unvan değişikliği sınavının üzerinden dört yılı aşkın bir süre geçmiş olması, son yapılan GY.S.’de iki bine yakın kadronun boş kalması, binlerce eğitim çalışanının kariyer hayallerini halen daha ertelemek zorunda kalmasına neden oluyor.
Sınavlar ile İlgili Kritik Sorunlar ve Taleplerimiz:
- Açık Kadro Gerçeği (Sınav Zorluk Dereceleri):
- Son yapılan Unvan Değişikliği Sınavında sınav zorluk derecesinden kaynaklı bir çok kadronun boş kalması, (Örnek: İnşaat Mühendisliği alanında yapılan sınavda tek bir kazananın dahi olmaması.)
- Son yapılan görevde yükselme sınavlarında 1552 memur ve 288 şef kadrosunun boş kalması (şeflik ve memurluk sınav sorularının büyük bir kısmının aynı olması) ve aradan geçen süre zarfında boş kadro sayılarının artmasına rağmen yeni sınavın yapılmaması,
- Belirsizlik Gerçeği:
- İlgili Yönetmelikte sınav periyoduna dair net düzenleme bulunmaması, eğitim çalışanlarının belirsizliğe mahkum edilmesi,
- Kaynak İsrafı:
- Bakanlığın elinde mühendis/mimar/tekniker/teknisyen eğitim çalışanları dururken, müşavirlik firmalarına milyonlarca lira ödeme yapması,
- İnşaat-emlak birimlerinde özel firmalardan personel temin edilmesi, mevcut nitelikli personelin değerlendirilmemesi;
- Hususları ana sorunları teşkil etmektedir.
- Sendikamızın Eylemleri:
- TEÇ-SEN olarak başlattığımız “Kariyerin Önünden Engeller Kaldırılsın” kampanyası kapsamında 3057 imza topladık.
- Bilindiği üzere toplanan bu imzaları Bakanlığa ileterek acilen sınav takvimi açıklanmasını talep ettik.
- Yine M.E.B. Personel Genel Müdürü Sn. Bülent ÇİFTÇİ ile yaptığımız tüm görüşmelerde sınavlar konusunu ana gündemimiz olarak belirledik.
SONUÇ: Sınavlar açılmalı; Eğitim çalışanlarının: ✓ Kariyer gelişim hakkı korunmalı ✓ Liyakat sistemi işletilmeli ✓ Kaynaklar verimli kullanılmalıdır.
Eğitim çalışanlarının gözü kulağı, sınavlar için MEB’den gelecek haberdedir.
Buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Adil, şeffaf ve zamanında yapılacak sınavlar hem çalışanların motivasyonunu artıracak hem de eğitim sistemimizin verimliliğine katkı sağlayacaktır. TEÇ-SEN olarak sınav süreçlerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

CUMHURBAŞKANLIĞINA, TBMM ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA
Gerekçe
Bu kanun teklifi, Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan tüm kadrolara eşit haklar tanıyarak ayrımcılığı ortadan kaldırmayı ve eğitimin tüm hizmetlerinin uyum içinde yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır.
Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması: Eğitim alanında çalışan tüm personelin eşit haklara sahip olması, iş barışını ve motivasyonu artıracaktır. Bu düzenleme, farklı kadrolar arasında var olan ödenek farklılıklarını gidererek adaletli bir çalışma ortamı oluşturmayı hedeflemektedir.
Eğitim Hizmetlerinin Birlikte Yürütülmesi: Eğitim, yalnızca öğretmenlerin değil, tüm eğitim çalışanlarının ortak çabalarıyla gerçekleşen bir süreçtir. Bu nedenle, eğitim yılına hazırlık ödeneğinin tüm kadrolara verilmesi, eğitim hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Kanun Teklifi
Türkiye Büyük Millet Meclisine, Cumhurbaşkanlığına ve Milli Eğitim Bakanlığına sunulmak üzere TEÇ-SEN adına hazırlanan kanun teklifi aşağıdaki şekildedir:
Madde 1: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek-32. Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında tüm kadrolarda çalışanlara her öğretim yılı başında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirleyeceği tarihte bir defaya mahsus olmak üzere bir maaş tutarında öğretim yılına hazırlık ödeneği ödenir. Bu ödenek damga vergisi hariç diğer vergi ve kesintilere tabi tutulmaz.”

Proje okullarına yapılan en son öğretmen ve idareci atamaları, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 22. maddesi çerçevesinde yapılmış, ancak atamalar için hiçbir somut kriter belirlenmemiştir.
Atamalara gerekçe yalnızca Bakan yetkisi olarak gösterilmiş, atamalar liyakat ilkesi gözetilmeden, objektif değerlendirmeler yapılmadan gerçekleştirilmiştir.
Sendika olarak, kamuda liyakatin sağlanmasında sınavın en güvenilir araç olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda; proje okullarına da ilk atamaların sınavla ve 5 yıl süre ile yapılması, 5 yıl sonunda da, ölçülebilir ve objektif kriterler baz alınarak sürenin uzatılması gerektiğini düşünüyoruz.
Ayrıca şunu da belirtmek isteriz ki; yaşanan bu süreçte, proje okullarında görevlendirilmeyen öğretmen ve yöneticilerin “norm kadro fazlası” olarak değerlendirilip resen atama sürecine dahil edilmek istenmesi ,birçok davaya da zemin hazırlayacaktır.
Görevleri sona eren öğretmen ve yöneticilerin atanacakları kurumların tercihlerine göre belirlenmesi, bu sorunların önüne geçecek, takdir yetkisine dayanan kararlarla öğretmenler mağdur edilmeyecektir.
Son olarak; Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, kamuda arzu edilen liyakati sınavdan başka bir araçla sağlayamayız; özellikle takdir yetkisiyle hiçbir şekilde mümkün kılamayız. Bu anlayışta ısrar etmenin, ülkemize ve eğitim sistemimize hiçbir faydası olmadığı çok açıktır.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN)’in 13 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurulu’nda yeni yönetim kurulu ve diğer kurulları belirlendi.
Coşkulu bir katılımla gerçekleşen genel kurulda, üyelerin yoğun teveccühü ile mevcut Genel Başkan Ümit Demirel güven tazeleyerek yeniden genel başkanlığa seçildi.
Yapılan seçimler sonucunda TEÇ-SEN’in yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:
* Genel Başkan: Ümit Demirel
* Yönetim Kurulu Üyeleri: Salih Burçin Poyraz, İsmail Şitvan, Ramazan Türkaslan, Ali Güler, Sedat Gülmez, Halil Kutlar
Genel Kurul’da denetleme kurulu ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.
Denetleme Kurulu’na Songül Yiğitbaş, Şeniz Çimşir, Tahire Dereli, Akile Yılmaz ve Azize Coşkun seçilirken, Disiplin Kurulu’nda ise Nihat Koç, Duran Ceren, Bülent Ecevit Özbek, Uğur Demirkol ve Sinan Örnek görev alacak.
Yedek üye listeleri ise şu şekilde oluştu:
* Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Ferhat Yılmaz, Yakup Deribaş, Harun Uslubaş, Orhan Gedik, Ali Gürz, Arif Evgi, Hüseyin Gümgümcü
* Denetleme Kurulu Yedek Üyeleri: Ganimet Şanlı Durmaz, İsmail Sakarya, Erol Güneş, Dursun Kaplan, Mustafa Bil
* Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Ali Özdemir, Taşkın Ayhan, Uğur Yeldiren, Mesut Arğun, Hüseyin Gültürk
Genel Kurul sonrası bir açıklama yapan Genel Başkan Ümit Demirel, katılımlarından dolayı tüm üyelere teşekkür ederek, yeni yönetim kurulunun TEÇ-SEN’in ilkeleri doğrultusunda eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerini en iyi şekilde savunmaya devam edeceğini vurguladı.
Demirel, birlik ve beraberlik içerisinde daha güçlü bir TEÇ-SEN için çalışacaklarını ifade etti.
Olağan Genel Kurul, dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Sendika olarak uzun süredir, M.E.B. Ödül Yönergesinde değişiklik yapılması gerektiğini ifade ediyor, bu yönde resmi taleplerde bulunuyor hem de Bakanlık görüşmelerimizde değişiklik taleplerimizi yineliyorduk.
Bkz. konu ile ilgili resmi taleplerimiz.
https://www.tec-sen.org/haberdetay.aspx?hid=11641
https://www.tec-sen.org/haberdetay.aspx?hid=8559
Bkz. Bakanlık görüşmelerimiz.
https://www.tec-sen.org/haberdetay.aspx?hid=12702
Söz konusu taleplerimizde; Ödül Yönergesinde bulunan kriterlerden bazılarının G.İ.H., T.H.S., Y.H.S. ve S.H.S. sınıflarında görev yapan eğitim çalışanlarının görev alanları ile ilgili olmadığını, bu nedenle söz konusu kriterlerin değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyorduk. Ayrıca sürekli aynı kişilere ödül verildiğinin altını çiziyor, ödül alacak personel sayısının tespitinde eğitim öğretim hizmetleri sınıfı toplam personel sayısının binde yirmisinin eğitim öğretim hizmetleri sınıfında görev yapan personel için kullanılması, g.i.h.,t.h.s.,y.h.s. ve s.h.s toplam personel sayısının binde yirmisinin de bu sınıflarda görevli personel için kullandırılmasını istiyorduk.
Söz konusu taleplerimiz büyük oranda karşılık buldu, ve bugün M.E.B. Personeline Başarı, Üstün Başarı Belgesi Ve Ödül Verilmesine Dair Yönerge değiştirildi.
Buna göre; Ek4- formunda bulunan ve G.İ.H., T.H.S., Y.H.S. ve S.H.S. sınıflarında görev yapan eğitim çalışanlarının görev alanları ile ilgili olmayan kriterler çıkarılmış, ödül sıralamalarında daha önce ödül almayan eğitim çalışanlarına öncelik verilmiştir.
Özellikle, ödül verileceklerin tespitinde daha önce ödül almayan personele öncelik verilmesi ve talebimiz doğrultusunda kriterlerde değişiklik yapılması çok önemli ve adil bir uygulama olmuştur. Emeği geçen Bakanlık bürokratlarımıza teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Bilindiği üzere, Bakanlığımız bünyesinde, eğitim-öğretim, yönetim ve insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla araştırma, inceleme ve geliştirme çalışmaları yapmak üzere eğitim uzmanları istihdam edilmektedir.
Sendika olarak, eğitim uzmanı kadrolarının artırılmasının, Bakanlığımızın eğitim-öğretim faaliyetinin niteliğinde yükselmeye, yönetim süreçlerininin iyileşmesine ve insan kaynağını geliştirme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz.
Ancak bugün için, Eğitim uzmanlarının sayıca yetersizliği, bahsedilen hedeflere ulaşmayı da bir anlamda geciktirmektedir.
Yine, “Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik” gereği, eğitim uzmanı kadrolarına atanabilmek için görevde yükselme sınavı şartı aranmaktadır.
Ancak, bu kadroların görevde yükselme sınavlarına dahil edilmemesi, eğitimini tamamlamış ve alanında uzmanlaşmış üniversite mezunu eğitim çalışanlarının kariyer yapmalarına olanak tanınmasını engellemektedir. Hiç kuşkusuz, eğitim uzmanı kadrolarının artırılması ve görevde yükselme sınav sürecine dahil edilmesi, eğitimini tamamlamış ve alanında uzmanlaşmış personelimizin kariyer gelişimine imkan sağlayacak ve motivasyonlarını da artıracaktır.
Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, Bakanlığımızın eğitimde kaliteyi artırma, süreçleri iyileştirme ve insan kaynağını geliştirme hedeflerine katkı sağlamak amacıyla:
1-Eğitim uzmanı kadrolarının artırılması,
2-Eğitim Uzmanı kadrolarının, “Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik” kapsamında açılacak görevde yükselme sınavlarına dahil edilmesini,
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan resmi olarak talep ettik.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Ülkemizin gelişmesinde büyük rol oynayan, Türkiye’yi Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına hazırlayan eserlerin yapımı, teknik hizmetler sınıfında görev yapan personellerimizin öncülüğünde ve sorumluluğunda gerçekleştirilmektedir. Söz konusu projelerin her aşamasında görev yapan başta mühendislerimiz olmak üzere teknik hizmetler sınıfında görevli personelin birinci derecedeki sorumluluklarına rağmen ne yazıktır ki elde ettikleri ortalama gelir 2025 Şubat ayı verilerine göre sadece 64.500 TL’dir.
Kamuda çalışan mimar ve mühendislerimizin özlük haklarının yıllar içinde dengi olan hâkim, savcı ve doktor gibi mesleklerin çok gerisinde kaldığı görülmektedir. Son zamanlarda; sağlık personelleri, öğretmenler, adalet personelleri, akademisyenler, din görevlileri gibi birçok kamu personeline çeşitli düzenlemelerle iyileştirmeler yapılmıştır. Ancak bu iyileştirmeler yapılırken kamuda teknik hizmetler sınıfında görev yapan personellerimiz göz ardı edilmiş bu durumda söz konusu personellerimizin çalışma huzurunu ve barışını bozmuştur.
Mesleki gelişimin teşvik edilmesi, bilgi ve tecrübenin ödüllendirilmesi ve övünülecek projelerin katlanarak devam etmesi ile çalışma barışının sağlanabilmesi için kamuda görev yapan teknik hizmetler sınıfı personeller açısından iyileştirmeler ve gerekli düzenlemeler acilen yapılmalıdır.
Bu itibarla;
- Kamuda Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan tüm mimar, mühendis, tekniker, teknisyen, programcı v.b. kadrolara verdikleri nitelikli hizmetin karşılığı olarak “Teknik Hizmet Tazminatı’’ adı altında yeni bir ödeme kaleminin ihdas edilmesi ve söz konusu ödemenin emekliliğe de yansıtılması;
- Kamuda Teknik Hizmetler Sınıfında Mimar, Mühendis, Tekniker v.b. kadrolarda görev yapan kamu çalışanlarına yaptığı iş, aldığı sorumluluk ve verdiği onay/kabul/teslim gibi hizmetleri bulunanlara “Teknik Sorumluluk Tazminatı” adı altında yeni bir ödeme kaleminin ihdas edilmesi ve söz konusu ödemenin emekliliğe de yansıtılması;
- Kamuda Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan (mühendis, mimar. tekniker, programcı, teknisyen v.b.) tüm personeli içine alacak şekilde “Teknik Hizmetler Sınıfı Çerçeve Meslek Kanunu” çıkartılarak mesleki gelişimin teşvik edilmesi, bilgi ve tecrübenin ödüllendirilmesi, yönünde çalışmalar başlatılmasını içeren taleplerimizi resmi olarak Cumhurbaşkanlığı’na illettik.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

Ocak 2025’te memur ve emeklilere %11,54 oranında enflasyon farkı artışı yapılmış, ancak açıklanan Ocak ayı enflasyonunun %5,03 ve Şubat ayı enflasyonunun %2,27 olmasıyla birlikte bu artış yalnızca iki ayda erimiştir. Memur ve emekliler, bugün itibarıyla %1,42 oranında enflasyon farkı alacaklısı olmuştur. Bu tablo, memur ve emeklinin enflasyon karşısında nasıl korumasız bırakıldığını ve alım gücünün nasıl sistematik bir şekilde eritildiğini açıkça göstermektedir.
📌17 Yıldır Aynı Masada Aynı Sonuç!
Toplu sözleşme masasında 17 yıldır “enflasyon kadar artış” söylemine imza atan ve memurun hakkını savunmak yerine siyasi iktidarın politikalarını destekleyen PARTİ SENDİKASI Memur-Sen, artık memur ve emeklinin gözünde meşruiyetini kaybetmiştir. Enflasyon farkını bile zamanında alamayan milyonlarca çalışan ve emekli, büyümeden pay almayı, refah payı eklenmesini ve insanca bir yaşam standardını hak etmektedir. Ancak, Memur-Sen’in yıllardır sürdürdüğü etkisiz ve bağımlı sendikacılık anlayışı nedeniyle bu haklar sürekli olarak görmezden gelinmiştir.
📌Enflasyona Endeksli Bir Hayat Kabul Edilemez!
Memur ve emekli, yalnızca enflasyon farkına mahkûm edilemez. Alım gücünün korunması için: ANA İLKEMİZ MUTLAKA “YOKSULLUK SINIRI ÜZERİNDE” ÜCRETLER olmalıdır.
💢 Büyümeden adil bir pay verilmesi,
💢 Refah payı artışlarının düzenli olarak yapılması,
💢 Gerçekçi ve bağımsız bir toplu sözleşme sürecinin işletilmesi zorunludur.
Bu talepler, lütuf değil, memur ve emeklinin en temel haklarıdır! Ancak, Memur-Sen gibi bağımlı parti sendikaları bu talepleri masaya dahi getirmemekte, hükümetin taleplerine boyun eğmektedir.
📌Bağımsız ve Onurlu Mücadele Zamanı!
Memur ve emekli, artık bağımlı sendikaların etkisizliğine mahkûm değildir. Bağımsız ve onurlu bir mücadeleyle, emeğin hakkını savunan sendikalarla birlikte hareket ederek haklarımızı alabiliriz. Memur ve emeklinin alın teri, enflasyon karşısında erimeye mahkûm değildir.
TEÇ-SEN/KAMU BİR olarak, memur ve emeklinin hak ettiği insanca yaşam standardını elde etmesi, büyümeden pay alması ve refah payının düzenli olarak verilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bağımsız sendikacılığın gücüyle, emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz!
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ




















